Bu Blogda Ara

24 Temmuz 2014 Perşembe

Bedelsiz Sermaye Artırımı Nedir?



Bedelsiz Sermaye artırımı, şirketlerin kendi iç kaynaklarını (emisyon primi, yeniden değerleme değer artışı, yedekler, iştirak ve duran varlık satış karları, geçmiş yıllara ait temettü) kullanarak yapmış oldukları ve ortaklarından ilave kaynak talep etmeden bedelsiz olarak hisse senedi dağıttıkları sermaye artırım türüdür.

Bedelsiz Sermaye artırımı şirkete ek bir finansman kaynağı sağlamamaktadır. Şirketlerin bedelsiz sermaye artırımına gitmelerinin başlıca nedenleri;
• Emisyon primi ile iştirak ve duran varlık satış karı kalemlerinden yapılan sermaye artırımlarının şirkete sağladığı vergi avantajı,
• Şirketlerin enflasyon karşısında erimiş olan sermayelerini güncellemek istemesi,

Bedelsiz Sermaye artırımında kullanılan temettü dışındaki kaynaklar birer Özsermaye kalemi olup, bedelsiz sermaye artırım ile yapılan işlem Özsermaye kalemleri arasında tutarların yer değiştirmesidir.

Bedelsiz Sermaye artırımı Şirketlerin Piyasa Değerlerini etkilememektedir.

ÖRNEK : ABC A.Ş.

21 Haziran 2014 Cumartesi

Türkiye'nin Yıllar İtibariyle İthalat ve İhracatı

Son dönemde Irak’da yaşanan sıkıntıların, ihracat tarafındaki Türkiye’ye yansımalarını yakın zamanda görüyor olacağız. Hafızamızı tazelemek adına Türkiye’nin yıllar itibariyle ihracat ve ithalat göstergelerini tekrar gözden geçirmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

Aşağıdaki tabloda Türkiye’nin yıllar itibariyle İhracatının hangi ülkere yapıldığı ve toplam ihracat içindeki payları listelenmiş durumda. 2000 yılından bu yana, Almanya en büyük ihracat pazarımız olmayı sürdürüyor. Ancak 2000’li yıllarda %18,6 olan ihracat payı 2014 Nisan ayı itibariyle %9,4’e gerilemiş durumda. İhracat pazarlarımızın yıllar itibariyle çeşitleniyor olması, ilgili ülkelerde yaşanacak ticari risklerden korunmamız açısından büyük önem taşıyor. 

25 Nisan 2014 Cuma

Altyapı Projelerine Hazine Garantisi



Hazine müsteşarlığı tarafından gerçekleştirilecek borç üstlenimi hakkındaki yönetmelik 09 Nisan 2014 tarih ve 28977 sayılı resmi gazetede yayınlanarak uygulamaya girmiş durumda. Önemli bir konu olduğu için sizlerle de paylaşma gereği duydum. Kısaca detayları aşağıda paylaşıyorum. (http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/04/20140419-12.htm)

Asgari yatırım tutarı 1 milyar liranın üzerinde olan yap-işlet-devret projeleri ile sağlık ve eğitim bakanlığı tarafından yürütülen 500 milyon doların üzerindeki proje borçlarına Hazine garantisi gelmiş durumdadır.

Borç üstlenim taahhüdü, ana kredi tutarının;
a) Sözleşmenin şirket kusuru nedeniyle feshi halinde %85'ini,
b) Sözleşmenin şirket kusuru dışındaki nedenlerle feshi halinde %100'ünü, ve finansman maliyetlerinin tamamını içerecek şekilde verilecektir.

18 Nisan 2014 Cuma

Sentetik Mevduat Nedir? Swap Mevduat Nedir?



Sön dönemde döviz mevduat hacminde yaşanan yükselişin bir nedeni de swap işlemleriyle desteklenen sentetik mevduat ürünlerindeki artıştır. Standart TL mevduatlar, swap işlemleri nedeniyle döviz cinsinden tutulmaktadır. Merkez Bankası verilerine göre döviz mevduat hacminin artış trendi aşağıdaki gibidir. Artışın yarıya yakınının swap işlemlerinden kaynaklandığı düşünülmektedir. 

Sentetik mevduat dediğimiz ürün aslında iki farklı yatırım enstrümanının birleşiminden oluşmaktadır. Bunlardan biri standart mevduat diğeri ise, swap işlemidir.

Swap İşlemi; banka ile yapılan türev işlem sözleşmesine istinaden, işlem tarihinde ve vade tarihinde olmak üzere iki defa para takasını düzenlemektedir. Bir yandan mevduat ile faiz getirisi elde ederken, diğer yandan swap işlemi ile kur kazancı sağlamaktır.

UYGULAMA
Örneğin; bugün itibariyle 32 gün vadede mevduat yapmak istediğimiz 10 mio TRL fonumuz bulunsun. Bankalardan topladığımız en iyi standart TRL mevduat oranı %12 , USD Mevduat oranı %3 olsun. USD/TRL kuru da 2,00 olarak dikkate alalım.

9 Nisan 2014 Çarşamba

Değişken Faizli Kredileri Sabitleme Zamanı


Faizlerin artması kaçınılmaz olacak

FED’in son toplantısında tahvil alımının 2014 son çeyreğinde tamamen sona ereceği ve faiz artırımının 2015’in ilk çeyreğinde yapılabileceği mesajı verilmişti. Bu nedenle FED faizlerinin 2015’te %1, 2016’da %2 seviyelerine yükseleceği bekleniyor. Şuan %0,33 seviyesinde olan libor’un 2020 yılında kadar %5 - %6 seviyelerine kadar yükselmesi muhtemel.

Birçok şirket, düşük maliyeti nedeniyle borçlanmalarını döviz cinsinden libora endeksli krediler aracılığıyla sağlamaktadır. Bilindiği üzere, özel sektörün borç yükü oldukça yüksektir ve her geçen gün artmaya devam etmektedir. Bu durum şirketlerin kırılganlıklarını artırmaktadır. Libora endeksli kredilerin ağırlıklı uzun vadeli olması, önümüzdeki dönemde değişken faiz (libor) riskinin yönetilmesi ve hedging işlemlerinin yapılması gerekliliğini arttırmaktadır.

2 yıldan uzun vadeli, değişken faizli krediler için bugünden IRS ile sabitleme yoluna gidilmesi, şirketlerin geleceği açısından önem arzetmektedir. Son birkaç yılda “libor+%3,5 / +%4,5” seviyelerinde kullanılan kredi maliyetleri, bugünlerde “libor+%6,5 / +%7,5 aralığında. Libor’un bugün bulunduğu %0,33 seviyelerinden, 5 yıl içinde %5-%6’lara çıkması ihtimali şirketler için büyük risk teşkil etmektedir.

23 Ocak 2014 Perşembe

Merkez Bankası: Parasal Sıkılaştırmaya Devam...

TCMB, 2013’ün ikinci yarısından itibaren aldığı karardan geri adım atarak kısa vadeli faizlerde volatiliteye müsaade edebileceğini belirterek, faiz koridorunun üst kısmında 125 baz puanlık bir artırıma gitti.

ÖRTÜLÜ FAİZ ARTIRIMI

İlk bakışta TCMB’nın politika faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmediği görülsede, (hem marjinal faiz oranı (MFO) hem de istikrarlı faiz oranları (IFO-1 ve IFO-2) sabit bırakıldı.) Ek parasal sıkılaştırma uygulanması gerekli görülen günlerde bankalararası piyasada faizlerin %7.75 yerine %9 civarında oluşmasının sağlanması kararlaştırılmış oldu.

Karar sonrasında USD/TRY kuru 2.27 seviyesine yaklaştı. Karar metnine bakılınca TCMB’nin yeni bir faiz oranı icat ettiği ve bunu da mevcut politika faizlerinin üzerinde oluşturduğu görüldü.

TCMB’nin ek parasal sıkılaştırma yapacağı günlerde bankalararası piyasadaki faizlerin nasıl 125 baz puan artırılarak %9’a getireceği resmi olarak belirtilmemiş durumda. Şuan için ek parasal sıkılaştırmanın ne sıklıkla uygulanacağının belirsiz olması, öngörülebilirlik açısından olumsuz görünüyor.

Faizlerde son durum;
Marjinal fonlama oranı %7.75, 
Piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı %6.75, 
1 hafta vadeli repo ihale faiz oranı %4.5, 
Gecelik borçlanma faiz oranı %3.5,

Özetin Özeti;

* Kredi büyüme hızı kademeli bir yavaşlama eğilimine girdi.
* Enflasyon göstergelerinin bir süre daha %5 hedefinin belirgin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.
* Enflasyon görünümünü orta vadeli hedeflerle uyumlu hale getirmek amacıyla likidite duruşunun sıkılaştırılması gerekiyor. Bu doğrultuda ek parasal sıkılaştırma günlerinde bankalararası piyasada faizlerin yükseltilmesine karar verildi.


18 Aralık 2013 Çarşamba

Fed Tahvil Alımlarını Azalttı - Günün Öne Çıkan Başlıkları 18/12/2013



Fed Tahvil Alımlarını Azalttı

Fed’in merakla beklenen toplantı kararları açıklandı. Tahvil alım miktarı Ocak ayından itibaren 10 milyar dolar azaltılarak 85 milyar dolardan 75 milyar dolara çekiliyor. (5 milyar usd konut sektörü endeksli tahviller, 5 milyar usd devlet tahvillerinden)

Alınan bu karar tahvil alımlarının önümüzdeki dönemde azaltılmaya devam edileceği anlamına gelmiyor. Enflasyon ve işsizlik verilerinin izlenmeye devam edileceği ve toparlanmanın sürmesi durumunda azaltıma devam edileceği yönünde bir görüş hakim. Bu da Ocak ve Mart ayında yapılacak toplantılar için hiçbir şeyin henüz netleşmediğini gösteriyor.

Ayrıca, önümüzdeki dönemde işsizlik tarafında iyileşme gelse dahi, enflasyonun orta vadeli %2 hedefinden uzak kalması durumunda sıfır faizli politikaya devam edileceği mesajı verildi.

Sıfır Faiz Politikasına Devam

Tahvil alımlarının azaltılmasına başlanmış olmasına rağmen sıfır faiz politikasının devam edilecek olması gelişmekte olan piyasalar için olumsuz anlamda çok da sert hareketler görmeyebileceğimize işaret ediyor.

Enflasyon; Gelişmiş Ülkelerin Korkulu Rüyası

Düşük faiz ortamı ve piyasalara pompalanan o kadar paraya rağmen, enflasyon düşük kalmaya devam ederek gelişmiş dünya ülkelerinin korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Politika yapıcılar içinse durum sürekli çıkmazlık içerisinde. Hem ABD, hem de Euro Bölgesi tarafında enflasyonun gelecekteki durumu Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler açısından izlenmesi gereken en önemli mesele.

BIST 100, günü hafif yükselişle 71.417 puandan kapadı.

ABD 10 yıl vadeli hazine tahvilinin faizi karar sonrası %2,89’u aştı ancak tekrar geri çekildi. EUR/USD paritesi karar sonrası 1,3680 seviyesine çekilerek Dolar/TL ise, 2,06 seviyelerine yükselmiş durumda.

Altının onsu 1.220 dolar seviyelerine çekilirken, brent petrol 109,3 seviyelerine yükselmiş durumda.  

Merkez Bankası Sıkılaştırma Kararı Verdi

Dün yapılan PPK toplantısı sonucunda Merkez Bankası (MB) beklendiği gibi faiz oranlarında bir değişikliğe gitmedi. Gecelik borç verme faizi %7.75, piyasa yapısı bankalar için borçlanma imkanı %6.75, gecelik borçlanma faizi %3.5, 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranı ise %4.5 seviyesinde bırakıldı.
Ancak MB likidite politikasına ilişkin yeni bir açıklama yaparak, TL likiditesinde sıkılaştırma yaparak,   1 haftalık repo ihalesinden verilecek en fazla fonlanma miktarını 10 milyar TL’den 6 milyar TL’ye düşürdü. 

Ayrıca, piyasa yapıcısı bankalara sağlanan toplam fonlama imkanı, DİBS ihalelerinden alınan ihraç değerinin %7’sinden %2’sine düşürüldü. Böylece piyasa yapıcısı bankalara tanınan fonlama imkanı mevcut durumda 23 milyar TL’den 6.5 milyar TL’ye düşürülmüş oldu. Karar sonrası gösterge tahvil %9,30 seviyelerine kadar yükseldi.

Ekonomik Takvim

Canlı Ekonomik Takvim Investing.com Türkiye tarafından sağlanmaktadır, lider finans portalı.